Sertleşme Bozukluğu

Sertleşme Bozukluğu Nedir?
Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,  yeterli bir sertleşme  sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene dek  sürdürememedir. 
Sertleşme zorluğu farklı derece ve biçimlerde olabilir. Bazı bireylerde cinsel yaşantılarının başlangıcından itibaren olabilirken, bazılarında cinsel yaşantının başlangıcında sorun yokken sonradan ortaya çıkabilir. Bazı bireylerde sabah sertliğinde ve masturbasyon sırasında sertleşme olağanken  tam cinsel birleşme anında sorun ortaya çıkabilir.
Sabah sertliği varsa, önsevişme  ve masturbasyon sırasında sorun yoksa olasılıkla psikojen kökenlidir ve tedaviye yanıt verme olasılığı yüksektir.

 Sertleşme Bozukluğu Ne sıklıkla Görülür?
Tüm yetişkin erkek popülasyonunda %10-20 oranında görülmektedir. 40-70 yaş arası erkek popülasyonunda bu oran %52 lere yükselmektedir.

Sertleşme Bozukluğu Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülür?
Cinsel yaşantının başından beri görülebilse de, yaşla birlikte sertleşme sorunu artmaktadır.  Erken boşalma sorunu daha fazla görülmesine rağmen, sertleşme sorunu nedeniyle tedavi amaçlı başvuru oranı daha yüksektir. 
Sertleşme Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?
Sertleşme ve cinsel işlev vücudun birçok sisteminin birlikte bir uyum içinde çalışması ile ortaya çıkan karmaşık bir mekanizmadır. Genel sağlığı bozan her hastalık ve etmen cinsel sağlığı da bozabiir
Sertleşme Bozukluğu’nun nedenlerini ORGANİK ve PSİKOJEN nedenler olarak ikiye ayırabiliriz. Önceden sertleşme bozukluğunun daha çok psikolojik nedenlere bağlı olduğu düşünülürken, süreç içinde azımsanmayacak oranda organik nedenlere bağlı olduğu saptanmıştır.
Sertleşme Bozukuğunun Organik Nedenleri:  
En sık neden vasküler  (damarları tutan) hastalıklardır. Damarlarda daralma çeşitli nedenlere bağlı olabilir (sigara, yaş, şeker hastalığı, hiperlipidemi, tansiyon yüksekliği vb.), bu daralmanın erken dönem belirtisi sertleşme sorunu olabilir.
Hormonal nedenler; testosteron düşüklüğü, hipotiroidi, hiperprolaktinemi gibi.
Nörolojik Hatalıklar; parkinson hastalığı, multipl skleroz gibi kronik hastalıklar, inmeler gibi
Cerrahi Girişimler; Prostat ameliyatı gibi.
Alkol, sigara ve madde kullanımı karaciğer, böbrek, akciğer, damarsal hastalıklara zemin hazırlayarak.
Çeşitli hastalıklarda kullanılan ilaçlar; antihipertansif, antidepresan, çeşitli kalp ilaçları gibi.
Obesite, Diabet gibi metabolik hastalıklar sertleşme sorununa yol açan organik etkenler olarak sayılabilir.
Sertleşme Bozukuğunun Psikojenik Nedenleri:
Psikojenik nedenlerini 3 bölümde inceleyebiliriz. Bunlar hazırlayan nedenler, tetikleyen nedenler ve sürdüren nedenlerdir.
Hazırlayan Nedenler; cinsel bilgi eksikliği,  cinsel deneyimin yetersiz olması, yetiştiği ortamın değer yargıları, cinsiyete atfedilen roller, cinsel travmalar, 
Tetikleyen Nedenler; eşle ilişki sorunu, iş ve maddi sorunlar, kendisinde ya da eşinde başka bir cinsel sorun, psikiyatrik ya da fiziksel bir hastalığın  ortaya çıkması, eşin hamile kalması, emzirmesi, menapoza girmesi, yaşla ortaya çıkan doğal değişimi kabullenememe vb.
Sürdüren Nedenler; performans kaygısı, başarısızlık korkusu, önsevişmenin yetersiz olması, cinsel mitler, eşler arasındaki iletişim eksikliği vb.

Sertleşme Bozukluğunun Nedeni Nasıl Anlaşılabilir? Tanı Neye Göre Konur?
Öncelikle iyi bir öykü alınmalıdır. Bu bireyin cinsel yaşam öyküsü yanında tüm yaşam öyküsünü içermelidir.  Bu bize sorunun organik mi, psikojenik nedenlerle mi, yoksa organik neden olsa da ruhsal durumunun sorunun sürmesine, artmasına katkısı nedir anlama olanağı sağlar. Bu da tedaviyi planlamak açısından önemlidir.
Sorun birincil mi (yani cinsel yaşamının başlangıcından itibaren) ikincil mi( sonradan mı ortaya çıkmış) anlaşılmalıdır.
Sertleşme sorunu birincil bir sorunsa,  total  ise, yani hem cinsel ilişki hem mastürbasyonda ortaya çıkıyorsa, yavaş yavaş ortaya çıkmışsa, pozisyon değişikliği ile artan azalan sertleşme varsa, organik nedenler düşünülmelidir.
Spontan sertleşmeler oluyorsa, sabah sertleşmeleri, mastürbasyon sırasında sertleşme, başka partnerle sertleşme oluyorsa (yani sorun durumsal olarak ortaya çıkıyorsa), organik nedenlerden uzaklaşılmalıdır. 

Sertleşme Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir? 
Sertleşem Bozukluğunun tedavisi nedenine  göre değişir. Örneğin altta yatan bir fiziksel ya da ruhsal hastalık varsa öncelikle bu hastalıklar tedavi edilmelidir, risk etkenleri ortadan kaldırılmalıdır. Çiftin ilişki sorunu varsa öncelikle ilişki sorununun  tedavisi gereklidir. 
Organik nedenler söz konusu olduğunda, fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil) , transuretral ilaç uygulaması, intrakavernöz enjeksiyon ve vakum cihazı tedavide kullanılmaktadır. Hormonal nedenlere bağlı ise nedene yönelik tedavi yapılmalıdr.
Psikojenik nedenler söz konusu ise bilişsel davranışçı terapi tekniklerinin kullanıldığı cinsel terapi uygulanmalıdır.
Sertleşme bozukluğunun nedeni  organik de olsa zaman içinde bu kişilerde psikolojik sorunlar  eklendiğinden mutlaka psikolojik destek de verilmelidir.
Psikojenik nedenler varsa cinsel terapi uygulanmalıdır. Ek bir sorun yoksa, tedavi genellikle haftada bir seans olarak devam eder ve genellikle 6-12 haftada sonlanır. Partnerle birlikte sürdürülen tedavide başarı oranı daha yüksektir. Ayrıca gerektiğinde  cinsel terapiye  fosfodiesteraz 5 inhibitörlerinin (Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil)  eklenmesi tedavi olasılığını artırmaktadır.
Bu ilaçlar gerek organik gerekse psikolojik nedenli sertleşme sorunu olan olgularda etkili olabilmektedirler. Ancak gereken olgularda ve hekim kontrolünde kullanılmalıdırlar. Bu ilaçlar mucizevi çözüm yaratmazlar, ancak sorunun çözümünde önemli destekleyici olabilirler.

Sertleşme Bozukluğunun Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Var mıdır?
Her ilaçta olduğu gibi fosfodiesteraz 5 inhibitörlerinin (Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil) de bazı  yan etkileri vardır. Ancak bunlar genellikle ilacı bıraktıracak düzeyde değillerdir. En sık görülenleri; başağrısı, yüzde kızarıklı, görme bulanıklığı, bel ve sırtta kas ağrıları, rinit, hazımsızlıktır.
Kalp hastası, koroner iskemisi olan, kombine antihipertansif kullanan hastalar bu ilaçları kullanmamalı,  ayrıca nitrat içeren ilaçlarla birlikte kullanılmamaları gereklidir.