Cinsel İsteksizlik

Cinsel İsteksizlik Nedir?

Kişinin yaşı ve yaşam koşulları dikkate alındığında, sürekli olarak ya da yineleyici biçimde cinsel fantezi ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması ya da hiç olmaması durumudur. Cinsellikle ilgili hayaller kurmak, cinsel konularda konuşmak, erotik uyaranları izlemek, cinsel etkinliği başlatmak ya da eşin başlattığı cinsel etkinliği sürdürmek vb. alanlarda istek azlığı ya da hiç istek olmamasıdır. Cinsel isteksizliği olan kadınlarda sevişme ya da masturbasyon sırasında  vajinada ıslanma ve göğüslerde dikleşme gibi cinsel uyarılmanın belirtileri ya zayıftır, ya da hiç yoktur.

Cinsel İsteksizlik Ne Sıklıkla Görülür?

Cinsel istek bozukluğu, uyarılma bozukluğuyla birlikte kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluklarındandır. Araştırmalar, tedavi için başvuran her 3 kadından 1'inde cinsel istek bozukluğu olduğunu göstermektedir. 

Cinsel isteksizlik, cinsel terapi merkezlerine en sık başvuru nedenidir ve cinsel terapi için başvuran çiftlerin %50’sinde görülür . Cinsel istek bozukluklarının tedavisi yüksek oranda eşlik eden diğer cinsel işlev bozuklukları (%41) tarafından güçleştirilmektedir.
Bütün nüfusun %20’sinde azalmış cinsel istek bozukluğu olduğu düşünülmektedir. Bu yakınma kadınlarda daha sık görülür. İstek bozuklukları Amerikalı kadınlarda %32, Amerikalı erkeklerde %15 oranında görülmektedir. Bazı çalışmalar ise gerçek oranın daha yüksek olabileceğini göstermiştir.

Cinsel İstek Sıklığı Ne Olmalıdır?

‘Normal’  bir cinsel istek ve ilişki sıklığı yoktur. Önemli olan çiftin birbiri ile uyumudur.

Cinsel İsteksizlik Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülür?

Cinsel istek azlığı her yaştaki ve her sosyokültürel durumdaki kadın ve erkekte görülebilir.

Cinsel isteksizlik ya ergenliğin başından beri görülür, ya da sonradan ortaya çıkabilir. Cinsel isteksizliği olan kadınların birçoğu cinsel birleşmenin hedeflenmediği evlilik öncesi dönemde ön oyunlara cinsel yanıt verebilir. Ergenliğin başından beri olan cinsel isteksizlikte  çoğunlukla daha ciddi etkenler söz konusudur.

Başlangıçta  cinsel isteğin bulunduğu bir dönemin olması, cinsel isteksizliğin sonradan gelişen bir nedene bağlı olduğunu düşündürür ve olasılıkla tedaviye daha iyi yanıt verir. 

 Çalışmaların çoğu cinsel isteğin yaşla birlikte hem kadın hem de erkeklerde azaldığını göstermiştir. Ancak  cinsel istek azalmasından yakınma derecesi de yaşla birlikte azalmaktadır.

Yaşlanma, gebelik, menopoz gibi durumlarda cinsel istekte değişikliklere yol açabilmektedir. Menopozun cinsellik üzerinde olumsuz etkileri vardır. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların  en sık bildirdikleri cinsel sorun azalmış cinsel istektir. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların %40-50’sinin azalmış cinsel istek yaşadığı, oysa menopoz öncesi kadınlarda bu oranın %15-25 olduğu bildirilmektedir.

Cinsel İstek Azlığının Nedenleri Nelerdir?

Cinsel isteğin varlığı: biyolojik etkenler, yeterli kendilik saygısı, cinsellikle ilgili yaşanmış  olumlu deneyimler, uygun bir partnerin varlığı, cinsel olmayan alanlarda da partnerle iyi bir ilişkinin olması gibi çeşitli etkenlere bağlıdır. Bu etkenlerden herhangi birinde sorun olması isteği azaltabilir. Cinsel istek çeşitli biyolojik, gelişimsel, psikolojik, kişiler arası, kültürel ve çevresel faktörlerden etkilenmektedir.  Bu etkenleri kabaca 2 ye ayırırsak;

Birincil Nedenler

Cinselliğin baskılandığı, yasaklandığı toplumlarda yetişme

Cinsellikle ilgili suçluluk ve günahkârlık duygularının olması
Cinsel fobi ve obsesyonlar
Mastürbasyon yapmama
Cinsel fantezi kurmama
Sevişmeye etkin olarak katılmama
Cinsel etkinliğin başlatılmasını ayıp, günah olarak algılama
Görücü usulü, istenmeyen evlilik.. gibi

İkincil Nedenler

Gebelik
Menopoz 
Postpartum dönem
Jinekolojik cerrahi sonrası
Histerektomi
Meme kanseri ve tedavisi
İlaç kullanımı; Antidepresanlar, Antihistaminikler, Antihipertansifler, Oral kontraseptifler

Çeşittli fiziksel hastalıklar (kalp damar sistemi, hormonal sorunlar, Epilepsi, beyin kanamaları vb…)

Psikojenik travma

Depresyon

Eş reddi

Yaşlanma

Cinsel İstek Azlığında Eş İliksinin Önemi Nedir?

Cinsellik dışında ilişkide iyi bir uyumun olması cinsel istek sorunlarını azaltabilmektedir. Cinsel isteği az olan kadın grubunu cinsel işlev bozukluğu olmayan bir grup kadın ile karşılaştıran bir çalışmada, işlev bozukluğu olmayan kadınların %91’i partneri ile iletişimlerini iyi olarak nitelendirirken, azalmış cinsel istek grubunda bu oran %35 bulunmuştur.

Cinsel İsteği Artıran Etkenler

Eş çekicidir.
Eş cinsel fanteziye denk düşer.
Eş baştan çıkarıcıdır.
Eş yanıt vericidir.
Ortam yardımcıdır.
Aşk vardır.
Yenilik, yeni tekniklere açık olma.
Yeterli cinsel uyarı.
Huzurun olması , gerginliklerin olmaması.
Güvenin olması

Cinsel İsteği Azaltan Etkenler

Eş çekici değildir.
Eş cinsel fanteziye denk düşmez.
Eş yanıtsızdır.
Eş kızgın ve düşmancadır.
Ortam yardımcı değildir.
Fantaziler denk düşmez.
Başkasına yönelik aşk.
İlişkide monotonluk.
Yetersiz cinsel uyarı.
Depresyon, anksiyete vb. etkenler.

Cinsel İsteksizliğin Tedavisi Var mıdır? Nasıl Tedavi Edilir?

Tedaviye başlamadan önce cinsel istek azlığının nedenini saptamak ve uygun tedavi planlayabilmek için başvuranın cinsel öyküsü yanında hastalık, evlilik ve yaşam öyküsü alınmalıdır. Saptanan olası nedenlere yönelik tedavi planı yapılır. Gerekli görülürse Kadın Doğum ve Üroloji konsültasyonları istenir.
Ciddi ilişki sorunu varsa önce çift terapisi gerekebilir.
Cinsel terapiye uygun olgularda öncelikle tüm cinsel terapilerin başlangıcında olduğu gibi terapiye gecikmiş bir cinsel eğitim, bilgilendirme, cinsel mitlerin (cinsellikle ilgili yanlış inançlar, şehi r efsaneleri) ele alınması ile başlanır.
Tedaviye yanıt nedenine  göre değişebilmekle birlikte, cinsel istek azlığının tedaviye yanıt oranı  diğer cinsel işlev bozukluklarına göredüşüktür.

Cinsel İstek Azlığını Kimler Tedavi Edebilir?

Öncelikle cinsel istek azlığının diğer nedenleri (ilaç yan etkisi, hormonal nedenler, çeşitli Ruhsal ve Fizksel nedenler)ni ekarte etmek gereklidir.Cinsel terapiye uygun olduğuna karar verilen olgularda tedaviyi  cinsel terapi eğitimini tamamlamış  Psikiyatri Uzmanı ya da Cinsel Terapi eğitimi almış Klinik Psikolog yapabilir.